Turkiye'nin Oyun Forumu
Sitemizden yararlanmak ve bu ailenin bir parçası olabilmek için 10 saniyenizi harcayarak lütfen üye olunuz!
Not : Üye Olduktan Sonra Üye Olduğunuz Msn'ye Aktifasyon Mesajı Gelecektir.O Mesaja Girip Aktif Etmeden Hesabınıza Giremezsiniz.


| Oyun Severlerin Buluşma Noktası STForum | Aramıza Katıldığınıza Asla Pişman Olmayacaksınız |
 
AnasayfaSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yapForum Oyunları
>

Paylaş | 
 

 Vampirlerin Doğuşu - Vampires - Vampir Resimleri - Vampirler Hakkında

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
BuRHaNeTTiN
Sitenin Kurucusu
Sitenin Kurucusu


Reklam Reklam :
Yönetici Puanı Yönetici Puanı :
999 / 999999 / 999

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 1205
Forum Lirası Forum Lirası : 34019
   +Rep Puanı +Rep Puanı : 25355
Erkek
Yaş : 37
Nerden : Sivas
İsim : HP Ottoman
İş/Hobiler : King Crusader
Ruh Hali :
Takım :

MesajKonu: Vampirlerin Doğuşu - Vampires - Vampir Resimleri - Vampirler Hakkında   Paz Eyl. 13, 2009 11:16 am



Vampirlerin Doğuşu...

Bundan yüzyıllar önce, yapraklardaki sakin rüzgar dokunuşu ve kuş cıvıltılarıyla dolu dünyanın sessizliği bir ışıkla bozuldu; bu ışık, barış rüzgarlarını dindirip dünyanın tüm benliğini sömürecek olan olgunun, insanlığın ilk hüzmesiydi. Adem ve Havva adındaki fırtına öncesi sessizliğin ilk fısıltısı, sonraları evlenecek ve 3 tane de oğulları olacaktı; Caine, Abel ve Seth. İlk doğan Caine, bitkileri yetiştirdi. Onları suladı ve büyüttü, hayat verdi. İkinci doğan Abel hayvanlara baktı. Onları besledi ve büyüttü.

Bir gün babaları Adem, iki oğluna keskin bir ses tonuyla; "Caine ve Abel, yukarıdaki için bir kurban getirin. Getirin ki yaratıcınıza olan minnetiniz bilinsin." dedi. Caine, yukarıdaki için en tatlı meyvelerini, en olgun bitkilerini getirdi. Abel ise en genç, en güçlü hayvanını kurban etti.

İki kardeş de kurbanlarını Adem'in ocağına koydular ve ateşe verdiler. Duman onları yavaşça yukarı doğru götürdü. Abel'in kurbanı tatlı bir koku yayıp kabul edilirken, Caine'inki kabul edilmedi ve Caine sert bir şekilde azarlandı.

İlk doğan (Caine) ağlamaya başladı, gece gündüz yukarıdakine dua etti.

Gel zaman git zaman, Adem kurban vaktinin yeniden geldiğini söyledi. Abel yine en güçlü ve genç hayvanlarından birini öldürdü. Caine ise eli boş geldi, çünkü kurbanının istenmeyeceğini biliyordu. "Caine, neden bir kurban getirmedin?" diye sordu Abel. İlk doğan, gözleri yaşlı bir şekilde kardeşinin kalbine mızrak saplayarak onu kurban etti; hayatta en çok sevdiği şeyi.

Bu olayın ardından yukarıdaki onu cennetten attı, ve Nod denilen bir yere sürgün etti.

Caine karanlıkta yalnız kalmıştı. Açtı, üşüyordu ve ağlıyordu... Karanlığın içinden tatlı bir ses geldi. Siyahlar içinde bir kadın Caine'e doğru yaklaştı:

"Hikayeni biliyorum, Nod'lu Caine. Açsın, bende yemek var. Üşüyorsun, bende kıyafetler var. Üzgünsün, bende rahatlık var". Şaşırmış olan Caine:

"Benim gibi lanetli birini niye rahatlatasın? Neden giydiresin? Neden besleyesin?" dedi, ve alacağı cevapla daha da şaşıracaktı:

"Ben senin babanın ilk karısıyım. Yukarıdakine karşı geldim ve özgürlüğü karanlıklarda buldum. Ben Lilith'im. Bir zamanlar ben de üşüyordum. Benim için sıcaklık yoktu. Bir zamanlar ben de açtım, benim için yemek yoktu. Bir zamanlar ben de üzgündüm, benim için rahatlık yoktu."

Lilith, Caine'i ağırladı ve onu besledi, rahatlattı. Caine onun evinde bir süre kaldı, ve bir gün ona sordu:
"Sadece karanlıktan, bu evi nasıl yaptın? Nasıl kıyafetler yarattın? Yiyeceklerini nasıl yetiştirdin?"

Lilith gülümsedi ve cevap verdi: "Ben uyandım. Bu sayede istediğim gücü yaratıyorum". Gözleri parıldayan Caine: "Beni de uyandır Lilith, benim de güce ihtiyacım var. Ben de kendi evimi, giysilerimi, yiyeceklerimi yaratmalıyım."

"Uyanmanın sana ne yapacağını bilmiyorum. Sen baban tarafından lanetlendin. Ölebilirsin, sonsuza kadar değişebilirsin." İçini kemiren heyecanla Caine:

"Güç olmayan bir yaşamın ne önemi var? Sen olmadan ben ölürüm, ama senin kölen olarak yaşayamam."
Lilith Caine'i seviyordu. Sonuçlarından emin olmadığı için istemese de Caine'e olan sevgisi, içinden gelen sesin önüne geçti ve onu uyandırdı. Bileğinden gelen kanı bir kaba koydu ve Caine'e içirdi. Caine Abyss'e düştü, o kadar uzun süre düştü ki bu ona sonsuzluk gibi geldi. Gözlerini açtığında karanlık bir yerdeydi.

Karanlığın içinde Caine parlak bir ışık gördü. Gecede parlayan ateş, Michael, Kutsal Ateşin koruyucusu ona gelmişti, ve şöyle dedi. "Adem ve Havva'nın oğlu, suçun büyük ama babamın bağışlayıcılığı daha büyük. O seni affetti."

Kızgın ve kırgın Caine cevap verdi: "yukarıdakinin acımasıyla değil ancak kendi vicdanımla gurur içinde yaşayabilirim." Reddetmişti. Ve Michael ona ilk lanetini verdi:

"Bu diyarlarda gezdiğin sürece, sen ve senin çocukların ateşten korkacak. Ateşim sizin derinizi yakacak ve sizi mahvedecek."

O gecenin sabahında, ufuktan Raphael, güneşin koruyucusu göründü. Caine'e şöyle dedi: "Adem'in oğlu, Havva'nın oğlu, kardeşin Abel cennetten senin günahlarını affetti. Tanrı'nın bağışlamasını kabul etmeyecek misin?"

Caine cevap verdi: "Abel'ın bağışlaması bir şey ifade etmez. Ancak ben kendimi affedebilirsem gerçekten affolmuş sayılırım", ve reddetti. Onun için değişen pek olmamıştı, bir şey dışında; Raphael ona ikinci lanetini vermişti:

"Bu diyarda gezdiğin sürece sen ve çocukların gün doğuşundan korkacak. Güneşin ışınları sizi ateş gibi yakacak. Şimdi git ve karanlık bir yere saklan, saklan ki güneşin gazabını hissetme!"

İçini hırs bürüyen Caine kaçtı, kaçtı... ve karanlık bir mağaraya saklanarak derin bir uykuya daldı. Uyandığında ölüm meleği Uriel onu kanatlarının arasında tutuyordu. Caine'e doğru eğilerek kulağına fısıldadı: "Adem'in oğlu, Havva'nın oğlu, Tanrı senin bütün günahlarını bağışladı, kabul et ve bütün lanetlerinden kurtul.."

Büyük bir fırsat gibi görünen bu teklife kırgınlığı dinmeyen Caine cevap verdi: "Tanrının bağışlamasıyla değil, kendi bağışlamamla yaşayacağım. Ben benim. Yaptıklarımı yaptım. Bu asla değişmeyecek".

Ve Tanrının kendisi, Uriel'ın ağzından Caine'e son ve en büyük lanetini verdi:

"Sen ve senin çocukların, bu diyarda gezdiği sürece karanlığa tutunacaklar. Sadece kan içecekler. Sadece kül yiyecekler. Bir ölü gibi yaşayacaklar, fakat ölmeyecekler. Son günlere kadar dokunduğunuz her şey yok olacak!"

Bu lanetle Caine acı bir çığlık attı, gözlerinden kan geliyordu. Kanı bir kabın içine doldurdu ve içti.

Kafasını kaldırdığında Gabriel karşısında duruyordu. Fırtına sonrası sessizliğinin verdiği yankıyla: "Adem'in oğlu, Havva'nın oğlu; babamın bağışlayıcılığı sandığından çok daha büyük. Şimdi bile affedilmeye bir yol açıldı. Bu yola "Golconda" diyeceksin. Çocuklarına ondan bahset, çünkü sadece bu yolla yeniden ışıkta yürüyebileceksiniz."

---www.oyungemisi.forum.st---İmza---
...Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://oyungemisi.forum.st
BuRHaNeTTiN
Sitenin Kurucusu
Sitenin Kurucusu


Reklam Reklam :
Yönetici Puanı Yönetici Puanı :
999 / 999999 / 999

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 1205
Forum Lirası Forum Lirası : 34019
   +Rep Puanı +Rep Puanı : 25355
Erkek
Yaş : 37
Nerden : Sivas
İsim : HP Ottoman
İş/Hobiler : King Crusader
Ruh Hali :
Takım :

MesajKonu: Geri: Vampirlerin Doğuşu - Vampires - Vampir Resimleri - Vampirler Hakkında   Paz Eyl. 13, 2009 11:17 am




Role-Play Cümleleri


Zafer bizim olucakdir, yaratıcının gücü sizinle olsun
Victoria du belum nostrum, potestas creare avec tu


Ölümü benim elimdendir, kanı da çok lezzetli
Mori du mon manus, sangius dulcis


Kont için savaşır, kont için kazanırız
Belum nam duco, nam duco victoria


Istirate çekiliceğim ben arkadaşım
Comitis moi vado torpor


Güç için savaşırız, güç kanda yatar, kan için savaşırız
Belum nam potestas, potestas incendo sangius, belum nam sangius


Kardeşimin düşmanı benim düşmanımdır
Atrox du frater, atrox du moi


Karanlığın gücü yanında olsun kardeş
Potestas calligiato vado aveca tu


Ocllo karanlık efendilerin diyarıdır
Ocllo est domus du dominus calligiato


Büyülerini vampirler icin kulan, o karanlık büyüleri
Supernuspotestas nam kindred, nam kindred supernuspotestas calligiato



Tören Sözleri
Vampir yapılırken:


Senin bedeninde artık ölümlü kanı yokdur, artık vampir kanındansın. Yaratıcının gücü hep yanında olsun, vampirin gücü yanında olsun. Bir süre güçsüz olucaksın, ancak karşılığında çok büyük güçler ediniceksin, ölümsüzlüğün gücü, vampir gücü


Lord yapılırken:


Yaratıcıya çok hizmet verdin karanlığın efendisi. Yaratıcının kanı, kanımdan, sana veriyorum. Tekrar iç onu, tekrar. Karanlığın lord'u. Yaratıcının gücü, vampirin gücü büyülerinden eksik olmasın.


Servus creare, calligiato dominus. Sangius du creare, nam tu, boire tut. Dominus du calligiato, creare potestas nam tu, kindred potestas nam tu


Yaradılış Destanı


Tibi aetre aeger,modere cervix sangius.Ablocare Caine's potentas posse.Tibi aetra Lamia.


Perque Remembera Caine(Yaradılış):
In Nomeni Caine diye başlar...


Caine Rursusque perperit fratrem euius Abel fuit autem Abel pastor ovium et Caine Agricola.


Caine Doğar:


Factum est autem post multos dies ut offeret Caine de fructibus terrae munera Dominus.


İlk kan dökülür ve Tanrı reddedilir.Sonunda Caine dünyaya hükmetmeye başlar:
Ad Caine vero et ad munera illuis non respexit irastus Que est Caine.


Ve bundan böyle Caine ve oğulları Kanla kurulan kardeşliği yaşatırlar.Kanla hükmederler dünyaya ve ölümlülere.O kan ki savaştır,o savaş ki yaşamdır...

---www.oyungemisi.forum.st---İmza---
...Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://oyungemisi.forum.st
BuRHaNeTTiN
Sitenin Kurucusu
Sitenin Kurucusu


Reklam Reklam :
Yönetici Puanı Yönetici Puanı :
999 / 999999 / 999

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 1205
Forum Lirası Forum Lirası : 34019
   +Rep Puanı +Rep Puanı : 25355
Erkek
Yaş : 37
Nerden : Sivas
İsim : HP Ottoman
İş/Hobiler : King Crusader
Ruh Hali :
Takım :

MesajKonu: Geri: Vampirlerin Doğuşu - Vampires - Vampir Resimleri - Vampirler Hakkında   Paz Eyl. 13, 2009 11:18 am



Vampir Efsanesi:

Efsane, ilk vampirin kendi kardeşinin hayatını alan Caine olduğunu söyler. İlk katil, Tanrı tarafından lanetlenip sürüldü. Bundan böyle güneş ışığı canını yakacak, susadığında kan içecekti. Caine'in acı dolu yalnızlığı Lilith ile tanışıncaya kadar sürdü. Lilith güçlü bir büyücüydü ve Caine'le birlikte olduğu zaman boyunca ona bedenindeki kanı nasıl kullanacağını, nasıl kendi türünü yaratacağını gösterdi. Caine laneti başkalarına da yaymak istemedi. Ama yalnızlığı karanlık bir bulut gibi git gide daha da büyüdü. En sonunda o kadar dayanılmaz oldu ki, kendine üç tane "türdeş" yarattı. İkinci neslin üç vampiri, on üç vampir daha yarattılar. Caine'in on üç torunu insanoğlunu amaçları için istedikleri gibi kullanmaya, onları yalnızca besin ve piyon olarak görmeye başladılar. Caine'in öfkesi büyüdü ve yeni bir neslin yaradılışını yasakladı. İnsanlar ve vampirlerin birlikte yaşayacakları bir şehir kurdu. Yeryüzündeki ilk şehri...

Şehirdeki barış uzun sürmedi. Caine'in torunları yasağa uymadılar, insanlar tekrar onların kurbanları oldular. Bir gün şehrin üzerine büyük bir lanet geldi. Ne olduğunu efsane bilmez, kimi doğal afet der; kimi yok edici bir büyü; kimi de Tanrı'nın gazabı... Tek bilinen Caine'in ve oğullarının felaketten sonra yok oldukları ve bir daha asla görünmedikleri. Antediluvian olarak anılan, geriye kalan o üç vampir, kendi nesillerini yaratmaya başladılar. Güçleri ve zayıflıkları çocuklarına geçti ve böylece klanlar oluştu. Klanlar tarihin ilk çağlarından beri tüm dünyaya yayılıp "avları ve hizmetkarları"nı yönetmeye başladılar. Varlıkları hep bilindi ama asla yüksek sesle söylenmedi. Gölgeler arasında gezdiler, susuzluklarını dindirdiler, güçle, büyüyle, entrikayla hep yönettiler. Karanlık çağlara kadar...

Orta çağda vampirlerin sayısı çok arttı. Güçleri öylesine artmıştı ki bir kısmı ölümcül bir hata yaptılar: gizliliği ihmal ettiler. Kulaktan kulağa fısıldanan yaratık hikayeleri git gide daha gerçek, daha ete kemiğe bürünür oldular. Başlangıçta bir grup rahibin kurduğu engizasyon, kendilerine katılan yığınla insanla güçlendi. Sayısız insan, ellerinde kazıklar ve meşalelerle artık bir masal olmayan yaratıkları arıyor, kölelik ve korkuyla geçen onca yılın öcünü alıyordu. Olanca güçlerine karşın, vampirlerin büyük kısmı kalabalık gruplar karşısında direnemediler ve birbiri ardına linç edildiler.

Engizasyonun baskısının ağırlaştığı bu zamanlarda, artık insan kanıyla tatmin olmayan yaşlıların yiyeceği olmak üzere yaratılan genç vampirler efendilerine karşı direnişe geçtiler. Avrupa'da bir grup asi, efendilerinin kendilerini kontrol etmelerini sağlayan gizli güçlerin sırrını çözdüler. Vampirler hem yeni direnişle, hem de engizasyonla uğraşmak zorunda kaldılar.

15. yüzyılda vampirlerin en zor zamanlarında kurulan on üç klanın yedisi "Camarilla" adı altında birleştiler. Örgütlü bir hareketle direnişi bastırdılar, tekrar gizliliği esas aldılar ve Caine'den kendilerine miras kalan altı kurala uyacaklarına dair söz verdiler.

O günden sonra vampirler en iyi gizlenme yolunun, ölümlüleri kendilerinin var olmadıklarına inandırmak olduğunu öğrendiler ve tekrar bir efsane oldular. Bugün hala aramızdalar. Biz ölümlüler ısırılana kadar buna inanmasak da...

Kural Bir : Gizlilik
Gerçek yüzünü kandan olmayanlara göstermeyeceksin. Bu senin kan üzerindeki haktan vazgeçmen demektir.

Kural İki : Bölge
Senin bölgen senin meselendir. Diğerleri senin bölgende ana saygı göstermelidirler. Kimse senin bölgende sana karşı gelemez.

Kural Üç : Nesil
Başka birini ancak yaşlıların onayıyla yaratabilirsin. Eğer izin almadan başkasını yaratırsan, yarattığın seninle birlikte öldürülür.

Kural Dört : Sorumluluk
Yarattığın senin kendi çocuğundur. Onu serbest bırakana dek sen yönetmelisin. Onun günahları senden sorulacaktır.

Kural Beş : Konukseverlik
Bir başkasının bölgesine saygı göster. Yabancı bir şehre gidersen kendini yöneticisie tanıt. Onun onayı olmadan sen hiçsin.

Kural Altı : Yok Etme
Kendi kanından birini yok etmeyeceksin. Yok etme hakkı ancak yaşlılara aittir. Yalnızca en yaşlı olan kan avı için onay verebilir.

Kan Avı : Yaşlıların onayı ile bir vampirin ölüm emrinin verilmesi. Kan avı başlatıldığı takdirde o vampir görüldüğü yerde öldürülür.

---www.oyungemisi.forum.st---İmza---
...Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://oyungemisi.forum.st
StrongholdToucHMe
Üye
Üye


Reklam Reklam :
Yönetici Puanı Yönetici Puanı :
10 / 99910 / 999

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 7
Forum Lirası Forum Lirası : 5303
   +Rep Puanı +Rep Puanı : 5

MesajKonu: Geri: Vampirlerin Doğuşu - Vampires - Vampir Resimleri - Vampirler Hakkında   Paz Eyl. 13, 2009 11:48 am

Buna İnanmam Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
emincanaskinci
Adminstratör
Adminstratör


Reklam Reklam :
Yönetici Puanı Yönetici Puanı :
999 / 999999 / 999

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 712
Forum Lirası Forum Lirası : 18219
   +Rep Puanı +Rep Puanı : 10510
Erkek
Yaş : 25
Nerden : Edirne
İş/Hobiler : öğrenci
Ruh Hali :
Takım :

MesajKonu: Geri: Vampirlerin Doğuşu - Vampires - Vampir Resimleri - Vampirler Hakkında   Salı Haz. 29, 2010 5:44 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://raw-rpg.yetkin-forum.com/index.htm
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Vampirlerin Doğuşu - Vampires - Vampir Resimleri - Vampirler Hakkında   Bugün 12:09 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Vampirlerin Doğuşu - Vampires - Vampir Resimleri - Vampirler Hakkında
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Alen Lee nin LOTR Resim Koleksiyonu
» Sims3 Hakkında Bilgiler
» Mısır Kraliçesi Nefertiti.
» Kaymaz Spor Hakkında Bilgiler

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Turkiye'nin Oyun Forumu :: Her Telden :: Korku Odası-
Buraya geçin: